Çok değil; daha 1, 1.5 yıl önce kulüp bitmek üzereydi. Kamuya ait borçlar dağ gibi olmuş, eski futbolcu alacakları nedeniyle kulüp transfer yapamıyordu. Altyapıdaki toy delikanlılarla 5 yılda 4 kez küme düştük. Hem de ne düşmek. Süper Lig'den amatör kümeye paraşütsüz gittik. İzmir'in köklü kulübü öyle günler yaşamıştı ki, futbolcular deplasmana Güzelyalı'daki kasabın verdiği mazot parasıyla gider olmuş, takımın malzemecisinin kredi kartından çekilen parayla da karınlarını doyurur hale gelmişti. Hatırlıyorum. O malzemeci parasını geri alabilmek için aylarca yöneticilerin kapısında yatıp kalktı. Hatta bir keresinde mazot parası bulunamadığı için futbolcular yolda mahsur bile kalmıştı. Bunlar bazıları. Daha ne örnekler var perde arkasında bilinmeyen, yazılmayan, konuşulmayan...
Evine yürüyerek giden futbolculardan mı bahsedeyim, yoksa formaları ve topları icra memurlarına kaptırmamak için evine götüren yöneticilerden mi? Ya da futbolcunun bonservis parasını veren antrenörlerden mi? Acı ama gerçek... Göztepe'yi krizden kurtarmak için görev yapan iyi niyetli yöneticiler de oldu, kötü niyetliler de... Sonuçta Göztepe dibe vurdu.
Peki bunlar yaşanırken İzmirliler ne yaptı? Sadece izledi... Türk filmi seyreder gibi...
Sonuç olarak o günden bugünlere bir mucize eseri gelindi. Şimdi Göztepe'nin arkasında Türkiye'nin en güçlü holdinglerinden birisi var. Şuana kadar yaptıklarıyla, yapacaklarının sinyallerini de verdiler. Emin adımlarla yola devam ediyorlar.
Neler yapıldı ilk etapta. 1.3 milyon TL'ye ihaleden kulübü satın alan Altınbaş Holding, bir hafta sonra '1 milyon TL' evet yanlış okumadınız '1 milyon TL' verip yıllarca ödenmeyen elektrik, su borçlarını sildi. Mahkeme kararıyla, "tahliyesine" karar verilen Gürsel Aksel Stadı ve kulüp binasının adli sorunları çözüme ulaştırılıp borçları ödendi ve sözleşme yeniledi. Gürsel Aksel Stadı'ndaki spor salonu Göztepe'nin bünyesine geçirildi. Stat ve kulüp binası tamamen yenilendi. Modern bir görünüme ulaştırıldı. Mağazalarda Avrupa standartlarında lisanslı ürünler satılmaya başlandı. Hepsinden önemlisi amatör kümeden "bileğinin gücüyle" çıkamayan futbol takımı Aliağa'nın yarışmacı hakları satın alınarak yeniden profesyonel lige döndürüldü.
Doğru veya yalnış ama iyi niyetle şampiyonluklar için transferler yapıldı... İşin başına profesyonel kişiler getirildi. Bunları yaparken birçok yalnışlar yaptılar ama doğruyu bulmak için... Peki Altınbaş Holding bunları gerçekleştirirken "Öz be öz Göztepeliyim" diyenler ne yaptı? Hiç, koca bir hiç... İzlediler, izlemekle yetindiler... Sanki o acıyı yaşayan, o kabusu gören onlar değilmiş gibi...
Şimdi Göztepe'nin büyükleri, eski başkanları, yöneticileri, Göz-Göz sevdalıları nerede?. Daha da ileri gideyim onların kurduğu Göztepe Kurtuluş Platformu neden artık toplanmıyor? Yok efendim yeni yönetimden hiç bir davet almamışlar... Peki o zaman siz niye toplanıp onları davet etmediniz? Demediniz ki; "Biz varız, buradayız..." "Ortak sevgimiz Göztepe için üstümüze düşen bir şey var mı?" diye... Yine kulüp dibe vurduğu zaman mı sahneye çıkılacak?
Platform en azından Göztepe'nin yıllardan beri kangren haline gelen tesis problemini çözebilmek için yönetime arka çıkabilir. Sportif başarıları bir kenara bırakın. Onlar zamanla zaten olacak, olmaya mecbur. İmam beyin de bu konuda çağrısı oldu. Ama kimseden ses çıkmadı. "Arsa göstersinler stadı yapayım" diyor. Camia sessiz, İzmir'i yönetenler duyuyor ama duymazdan geliyor.
Taraftarı harekete geçirecek, kamuoyu oluşturacak bir kıvılcım gerek. Neden olmasın; Güzelbahçe'ye 30-40 bin kişilik bir stat ve spor kompleksi... Adını siz koyun. Neden olmasın? Mevcut yönetim bas bas bağırıyor. "Gelin amatör şubelere sahip çıkın" diye... Benim bildiğim platform yönetimi basketbolu ve voleybolu alsa Göztepe bu branşlarda Avrupa'ya koşar... Düşünsenize İzmir'de Karşıyaka-Göztepe basketbol ve voleybol maçlarını...
Dedim ya neden olmasın. Hareke geçin, geçirtin. Bugün geç, hemen şimdi... Unutmayın başka Göztepe yok.

Sinan GENÇ
Yeni Asır Gazetesi